Sizlerle bu sayfada ,GAZOZLAR'la ilgili yazı ve anektodları paylaşacağım

 

TOLGA BUGAKAPTAN'a Ait GAZOZ KOLEKSİYONU TRT1 HABER KUŞAĞINDA yer aldı

Aşağıdaki linkten video'ya ulaşabilirsiniz

tvarsivi.com/player.php?y=20&z=2014-03-09 19:27:00

             -------------------------------------0---------------------------------

 

 TOLGA BUGAKAPTAN'a Ait GAZOZ KOLEKSİYONU Basında'da yer aldı

yapılan raportajın  linki'ni tıklayıp Hürriyet Ege ekinde  Gazeteci 

SN.Mete Tamer Onurun

TOLGA BUGAKAPTAN ile yapmış olduğu yazısı'na ulaşabilrsiniz 

 

www.hurriyet.com.tr/yazarlar/25303389.asp

 

 

 

SAYIN NURİ ALÇO  TOLGA BUGAKAPTAN’A AİT OLAN GAZOZ KOLEKSİYONUNA OKEY VERDİ.

      NURİ ALÇO YAPMIŞ OLDUĞUM GAZOZ KOLEKSİYONUNU İNCELEYİP,ÇOK BEĞENDİĞİNİ BELİRTTİ .KENDİSİ TÜRKİYE’YE MÂL OLMUŞ, DEĞERLİ BİR SANATÇIDIR.  YAPMIŞ OLDUĞUMUZ SOHBETTE GAZOZ İÇECEĞİNİN ÜLKEMİZDE YAYGINLAŞMASI ,GAZOZ FİRMALARININ ÜRÜNLERİNİ DAHA'DA İYİ TANITABİLMELERİ İÇİN KENDİ VİZYONUNUDA KULLANARAK ,GEREKLİ REKLAM ÇALIŞMASINI YAPABİLECEĞİNDEN BAHSETTİ.

     SİTEMİ İNCELEYEN GAZOZ FİRMALARI BU KONU İLE İLGİ ÇALIŞMA YAPMAK İSTERLERSE BENİMLE TEMASA GEÇEBİLİRLER.

               

--------------------------------------0--------------------------------------

GAZOZMU İÇMEK İSTİYORSUN ?   O ZAMAN ADRESİN MÜNİRE KAFE.

  

İstanbul'da yaşayan ve ailesiyle kafe işletmeciliği yapan Özgür Çankaya, bu kentin yoğunluğundan bunalınca  eşi ile radikal bir karar aldı. Daha önce bir kaç kez gezmek için geldiği İzmir'e yerleşen Özgür Çankaya, hayallerindeki işletmeyi açmak için araştırma yapmaya başladı. Hiçbir yakınının oturmadığı İzmir'i sokak sokak gezip, alan çalışması yapan Çankaya, en sonunda Alsancak 1484 Sokak'taki küçük dükkanı satın aldı. Ardından her biri tarih kokan eşyayla dükkanı baştan yarattı. İşyerine babaannesinin adını verdi. Özgür Çankaya, sloganının ise 'Olursa olur, olmazsa gazoz içeriz' olduğunu söyledi.
ARADIĞI HUZURU İZMİR'DE BULDU
Babaannesinin adını yaşatmanın mutluluğunu taşıdığını dile getiren Çankaya, "Huzuru aramak adına İzmir'e yerleştim. Bu mekanı açtım. Burası
eskici, kahveci, gazozcu, bizim konseptimiz bu. Neden böyle bir konsept, çünkü buradaki her şey satılık, burada kahve içebiliyorsunuz, ayrıca Türkiye'nin çeşitli yerlerinden getirdiğim 30 çeşit gazoz servisi yapılıyor. Yerel gazoz bunlar, o yörenin suyuyla yapılan sadece o yörede satılan bölgenin çok eski gazozları. Safranbolu'nun Bağlar, Ordu'nun Ufuk, Mersin'in Ankara, Denizli'nin Zafer, İzmir'in Huzur gazozu gibi."diye belirtiyor.
 

Münire Kafe biz koleksiyonerler için bir nevi toplanma yeri oldu .Yeni gazoz şişeleri tedarik ettiğinde  hem tadına bakıp hemde koleksiyonumuza katmanın ayrıcalığınıda yaşamaktayız. Ayrıca Özgür Çankaya mekanında bana ait bir kısım eski yerel gazoz koleksiyonumdan bazı gazoz şişelerimide sergilemektedir. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

--------------------------------------0--------------------------------------

Sevdiğim gazoz ile ilgili koleksiyoner Arkadaşlarımın linkleri. Girip incelemenizi önemle tavsiye ederim.
Hepsinin ellerine sağlık.

www.tolgaacar.com.tr/     ---------------Tolga Acar müthiş bir kola ve gazoz koleksiyonu vardır

trgazoz.jimdo.com/           ---------------Fatih Koç Harika bir sitesi olan Araştırmacı bir gazoz koleksiyoneridir

trcaps.jimdo.com/             ---------------Ferhat beyin güzel ve geniş bir kapak koleksiyonu vardır

ksmcaps.jimdo.com/          ----------------Kasım Köse çok iddalı ve inanmış bir kapak koleksiyoneri

                --------------------------------------0---------------------------------------

Gazoz Araştırması Yapıyor

Gazoz Araştırması Yapıyor

    Edirne'den Diyarbakır'a, Niğde'den Sivas'a pek çok ili gezen Hasan Sönmezyurt, ''arkeogazoz'' isimli çalışmasında, gazozlar üzerine araştırma yapıyor. 

Sönmezyurt, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kendisi için gazozun çocukluk anıları anlamında özel bir yeri olduğunu belirtti. Pek çok insandan da aynı sözleri duyduğunu ifade eden Sönmezyurt, ''Genellikle ben 'gazoz' dediğimde, 'Ah çocukluğum' derler. Çocuklukla özdeşleştirilen o tat aslında bizim kültürümüzün de bir parçası'' dedi. 

Kendisinin de o hatıraların anısına gazoz araştırması yapmaya başladığını dile getiren Sönmezyurt, Diyarbakır, Niğde, Gaziantep, Şanlıurfa, Kahramanmaraş, Antalya, Sakarya, Kırklareli, Edirne, Karaman, Sivas ve Malatya'da geçmişte üretilen gazozlara ilişkin araştırmalar yaptığını, üreticileriyle ya da onların çocukları ve torunlarıyla görüşmeye çalıştığını söyledi. 

Hasan Sönmezyurt, kentlerdeki araştırmaları sırasında, kapaktan açacaklara, kasalardan gazoz şişelerine kadar oralarda üretilen gazozların materyallerini toplamaya çalıştığını kaydetti. Yaşadığı Ankara'da 2 depoda bu materyalleri biriktirdiğini belirten Sönmezyurt, bunları düzene sokarak koleksiyon yapmayı planladığını vurguladı. Türkiye'de bu konulardaki en geniş koleksiyona kendisinin sahip olduğunu dile getiren Sönmezyurt, şehir müzelerine de bu konuda destek vermek istediğini anlattı. 

Bugüne kadar yaklaşık 50 üreticiyle görüşebildiğini dile getiren Sönmezyurt, bu görüşmeler ve çalışma sayesinde insanların günümüzde hiç bilmediği, geçmişte o illerde üretilen gazozları ortaya çıkardığını açıkladı. 

Eskiden çok ciddi getirisi olan bu sektörün pek çok iş adamının da iş hayatına başlama alanı olduğunu dile getiren Sönmezyurt, ''Ancak bu konuda yapılan hiçbir araştırma yok. Sadece bir Ukraynalı aralarında Türkiye'de üretilen gazoz kapaklarının da bulunduğu bir koleksiyonu online olarak hizmete sunmuş (http://www.capscollection.ru/first.php) . Ben de interaktif olarak, vatandaşların da yorum yazabilecekleri ya da bu konuda bildiklerini paylaşabilecekleri bir veri tabanı ya da internet sitesi yapmayı planlıyorum. Bu çalışmayla ayrıca Türkiye'nin gazoz envanterini çıkartıp, haritasını oluşturmayı amaçlıyorum'' diye konuştu. 

Çalışmasını ''arkeogazoz'' olarak nitelendiriyor.

    Hasan Sönmezyurt, gazozları araştırırken, üreticilerle bu konuda sohbet ederken, o dönemlerin sosyal hayatlarını da gözlemleme ve kayıt altına alabilme şansı bulduğunu, gazozun özellikle bir dönem açık hava sinemalarıyla özdeşleştirildiğini anlattı. 

Geçmişte açık hava sinemalarında filme verilen aralarda, bazı kişilerin sahneye çıkarak canlı olarak gazoz reklamı yaptığını kaydeden Sönmezyurt, gazozlar hakkında bilgilere ulaşabilmek için, üreticilerin yanı sıra, yerel tarih yazarları ve şehrin en yaşlı insanlarıyla da görüştüğünü aktardı. 

Sönmezyurt, ''Bir anlamda gazoz üzerinden yerel tarih araştırmacılığı yapıyorum. Bunun adına 'arkeogazoz' diyorum. Kerpiç duvarların örülmesinde kullanılan eski gazoz kapaklarını bulabilmek için kentlerde eski, yıkık binalar arasında dolaşıyorum'' dedi. 

Alıntıdır    http://www.malatyahaber.com/haber/gazoz-arastirmasi-yapiyor

-------------------------------------------0--------------------------------------------------0-----------------

 

 # ÜLKEMİZDE GAZOZUN HİKAYESİ #

Altmışlı yıllara kadar, yaz aylarında ortaya çıkan sokak satıcılarından biriydi gazozcu. Elle

ittiği, tekerlekli, ahşap arabasının içine gazoz kasalarını yerleştirir, üzerlerine de kar ya da

buz kalıpları koyarak çarşı pazar yerlerinde, parklarda, cami çevrelerinde halka gazoz satmaya

çalışırlardı. Gazoz arabasının geçtiği yerlerden damla damla sızan su, salyangoz gibi

uzun bir iz bırakırdı. O yıllarda Türkiye’de yalnızca “sade gazoz” üretildiği için, gazozcular da

bunu satarlardı. “Buz gibi gazoz, otuz iki dişe keman çaldırıyor!” sloganını bağırarak reklam

yaparlardı. Gazoz kapağını, kar testeresinin tersiyle, aşağıdan yukarıya hızla vurup açarak

bir patlama sesi çıkarmak, gazozcunun havasını yansıtırdı.

Bugün yaşı elliyi geçmiş, özellikle de çocukluğunu taşra kentlerinde bırakmış birçok kişinin

gazozla, gazoz satıcılarıyla ilgili anıları, gözlemleri vardır. Çocukluğunu Gaziantep’te bırakmış

şair Ülkü Tamer de onlardan biri…

“Gazozcuların başları kalabalık olurdu çoğu kere. Bir alıcı, yedi sekiz seyirci. Tekerlekli arabaların

üstündeki buz kalıplarına yerleştirilmiş şişelerden birini kaldırırdı gazozcu, iyice sallar,

sorardı: ‘Caşar mı, caşmaz mı?’ Alıcı, şişeyi süzerdi bir süre. Kapak açılınca gazozun taşıp

taşmayacağını kestirmeye çalışırdı. ‘Caşar.’ Gazozcu da aynı görüşteyse, şişeyi bir daha sallar,

yine sorardı: ‘Caşar mı, caşmaz mı?’ ‘Caşmaz.’ Gazozcu, öyle düşünmüyorsa, kapağı açardı.

Gazoz taşarsa, alıcı beleşten içerdi gazozu. Taşmazsa parasını tıkır tıkır öderdi.”

Osmanlı döneminin insanları, yaz sıcaklarını, evlerde yapılan serinletici şuruplar, şerbetler

içerek geçirirdi. Şurupla şerbetin farkı ne diyeceksiniz: Şekerle kaynatılan sıvıya şurup,

kaynatılmadan hazırlanana da şerbet deniyor. İçine kar konularak soğutulan bal şerbeti,

pekmez şerbeti, badem şerbeti, gül, karanfil, zambak gibi hoş kokulu bitkilerin yanı sıra

yine aromalı kayısı, vişne, limon, portakal, turunç, çilek, demirhindi, nar, koruk, meyan şurup

ve şerbetleri, kadim zaman insanlarının ferahlık ve şifa niyetine içtikleri şeylerdi. (Arapçası,

meşrubat.) “Tükenmez” denen fermantasyona uğratılmış meyve suyunu da unutmamalı.

Bu içecekler evlerde yapılması yanında, çarşılarda, kalabalık yerlerde şekerci dükkânlarında

da yapılıp satılırdı. İlk dükkânını Bahçekapı’da açmış olan Şekerci Hacıbekir, meşrubat satma

geleneğini on dokuzuncu yüzyıldan beri sürdürür.

Bilindiği gibi “gazoz” Fransızca bir sözcük: “Gaze-use.”

Bir yaz içeceği olarak gazozun Türkiye’de ortaya çıkışını görmek için yine on dokuzuncu

yüzyıl sonlarını beklemek gerekiyordu. Bir kaynağa göre gazoz Türkiye’ye madensuyuyla

birlikte ithal malı olarak girmiştir.

Niğdeli bir Rum olan Aleksandr Mısırlıoğlu, Fransa’ya giderek gazoz yapımında kullanılan

makinelerle birlikte gazoz üretim hakkını satın aldı. Yıl, 1890’lar. Sonra Aleksandr Mısırlıoğlu,

Pandelli Mısırlıoğlu, Ligor Bazlamacıoğlu, Leon Şor adlı ortaklar, Karaköy’de ilk gazoz imalathanesini

kurdu. Böylece piyasaya çıkan ilk gazoz, “Mısırlıoğlu” adını taşıyordu. Bunu, “Hasanbey”,

“Hürriyet” (1908), “Neptün” (1917’de Beyaz Ruslarca) ve 1923 yılında da “Cumhuriyet”

gazozları izledi. O ilk yıllarda gazoz, şişenin yanı sıra, sokak esnafının el arabasında taşıdığı

“sifon”la, bardağa doldurularak da satılırdı. Dahası da var: Kadim zamanların İstanbul’unda

gazoz, evlerde de yapılırdı! Eski bir yemek kitabından alınan tarifiyse şöyle: “İki dirhem asid

sitrik (yani limon tuzu), dört dirhem bikarbonat dö sud (karbonat) ile yarım kıyye suyu vaz

edüp iki saat durduktan sonra sifon namındaki şişeyi alup beş altı saat mürurundan sonra

istimal oluna. (… bekletildikten sonra içile.)

     

                                                                                                             NOT:ALINTIDIR 

  ---------------------------------------------------0---------------------------------- 

     İZMİRİN GAZOZU CİNCİBİR 

 

   Evet CİNCİBİR gazozu,içtik mi peki ?Hayır,dogruyu söylemek gerekirse şimdiki nesil bu gazozun adını çok az duymuştur ama eskiler bir ah çekmiştir.Azıcık  araştırınca şöyle bir reklama rast geldim.
28 haziran 1969 yılına ait bir ses dergisinden
Türk haberler ajansı duyurma servisi şöyle yazıyordu ORTA DOĞUNUN EN BÜYÜK VE EN MODERN GAZOZ FABRİKASI CİNCİBİR, İZMİR AKINCILAR'da KURULDU!
Orta doğunun en büyük gazoz fabrikası İzmir'de EMSA kollektif şirketi tarafından kurulmuş ve fabrikanın CİNCİBİR adıyla çıkardığı gazozların piyasaya sürülmesi dolayısı ile bir açılış töreni yapılmıştır.Kalabalık bir davetli topluluğunun bulunduğu törende marşlar çalınmış ve kurbanlar kesilmiştir.Fabrikadan çıkan ilk gazozlar çok beğenilmiştir.
CİNCİBİR'in açılış töreninde kurdeleyi kesen Turizm ve Tanıtma bakanlığı müşaviri Murat Özgeç, Zekeriya Erbay'ı tebrik etmiştir.
Davetliler,el değmeden modern tesislerde hazırlanan CİNCİBİR'i içtikten sonra: ''Tadına doyum olmayan bir gazoz,Cincibir Tadını içen bilir,Böyle bir gazoz'un piyasaya çıkması İzmir için büyük bir nimettir''demişlerdir.
Daha önce piyasaya SUNAL-KOKTELY'i çıkaran CİNCİBİR fabrikası sahibi Zekeriya Erbay,durumdan ve alınan neticeden çok memnun olduğunu,İzmir'de böyle bir fabrika kurarak CİNCİBİR gazozlarını çıkarmanın mutluluğu içinde oldugunu söylemiştir.
SUNAL-KOKTEYL'den sonra CİNCİBİR gazozu da Arap ülkelerine ihraç edilecektir.Bu konudaki sözleşmeler daha önceden imzalanmıştır bile.

       Peki ya şimdi o görkemli açılışıyla Arap ülkelerine kadar nam salmış, CİNCİBİR gazozu fabrikasının yerinde bir süper market bulunuyor. Gazoz olarak nemi satıyor? Ne siz sorun Ne ben söyleyeyim.

 

                                                                                                                                                                      NOT: Alıntıdır